Olumsuzluk ve Genler

Kendimizi dünyanın merkezine oturtup, oradan bütün dünyayı seyretmeyi kendimizi adam yerine koymayı çok severiz. Şimdi söyleyeceğim düşünce sizi de benim kadar tedirgin edebilir.

Birileri, bir şeyler sizi kullanıyorlar. Kim? Ne? Nasıl?

Hani şu ölümsüzlüğü arıyoruz ya, onu bir şekilde bulanlar.

Hemen uzaylılar, bu hikayede sıktı diyebilirsiniz. Uzaylılar mı? Bu sorunun yanıtını bilmiyorum.



Bildiğim tek şey kullanıldığım. Kullanma tarihim geçince de benim de devre dışı kalacağım. Sizde,
genlerinizden söz ediyorum.

Bir çoğu yaşamın oluştuğu ilk anda oluşmuş şu anda sizde, çocuğunuza aktarılmış ya da aktarılmayı bekliyor. Sizden devam ederek sürdüğü nesiller kadar ileriye gitmeyi tasarlayan bir yapı.

Hem çoğu da değişmemiş. Değişenleri de siz de olan.

Sizi bu aktarım işi, kullanan. Genleriniz.

Hem de o aradığınız ölümsüzlüğü, ölümsüzlüğü olmasa bile çok, çok uzun yaşayan genleriniz. Başka değişle o genlerin taşıyıcısı siz.

Sizden önce babanız, dedeniz, dedenizin babası, dedenizin dedesi, anneniz, anne anneniz yani hepiniz, hepimiz. Ne kadar canlı varsa hepimiz.

Bir düşünün. Düşünürken bile aldığını bir sonraki neslinize taşıyacağını unutmadan bir düşünün.

Hiç yorum yok: