Bizi Neden Anlamiyorlar?

Bazı zamanlarda çok göz önünde olmak, ağzına çok bakılması, ne söylediğinin çok önemli sayılması yanlış yapanlara acı şeyler yaşatır. Bu günlerde yaşanan Avrupa ve Amerika tepkisi böyledir.
Türk filmlerinde Cüneyt mahalleye girer herkesin önünde yürür herkes eğilir, sonra esas kıza gelir duygusal bazı laflar eder. Biz alışığız. Kadir de aynı şeyleri yapardı. Göz önünde olan başbakanımızda öyle yürür,  çevresindekiler Cüneyt ya da Kadir gelmiş gibi eğiliyor. Sonra Avrupalı'ya bizim başbakanımız duygusal, içten laflar ediyor. İnandırabilirmisiniz? Hayır.

Polis böyle davranırken, yönetenlerin buradaki binlerce kişiyi marjinal saymasını inandırabilirmisiniz?

Londra da G8 protestosu 100 kişilik bir guruptu. Olayları basın verdi. O kadar kişiye belki marjinal denebilir. Demediler. Çatıdan atlamaya kalkan genci itmediler, tuttular. Polistiler elimizden kaçtı savunmasına sığınamayacaklarının farkındaydılar.

Fransa da olan olayları geçen sene günlerce Avrupa kanallarında defalarca verildi. Üzerinde saatlerce konuştular. Polisler hem açığa alındı, hem yargılandılar. Yargılanmasına biz ilgi göstermedik ama ilgilendiler.

Wall Street olaylarında ölenlerin neden öldükleri internete yazınca çıkıyor. Sorgunun yanı sıra sorunca internet bile cevap veriyor. Biz ilgilenmediğimiz için doldurulmuş laflar edip bocalıyoruz.

Vücut hareketlerimiz çok sert. Yönetenlerin de benim halkımın da.

Maçoyu oynayarak Love Story'nin artisti olmak. Titanik filminin son sahnesinin Kadir İnanır tavrıyla nasıl çekileceğini bir hayal edin.

Filmin sonunda Nayır Nolamaz gibi bir diyaloğun insanları sinemadan nasıl ağlayarak çıkartacağını.

Bizi anlamıyorlar.

Tabii anlamazlar.

Hiç yorum yok: